|
|
|
 |
|
|
ADAÇAYI |
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
|
Adaçayının bu güne kadar 500 türü tespit
edilmiştir. Bu türler tropik ve suptropik bölgelerde
dağınık olarak bulunurlar.Ülkemizde ise yaklaşık 90
kadar Salvia türü bilinmektedir. Adaçayları bir ya da
çok yıllık, çoğunlukla güzel kokulu, çalı görünüşünde ve
tüylü bitkilerdir. Ülkemizde Akdeniz ve Ege
Bölgelerinde; dağlarda, steplerde, tarım arazileri
civarında ve ormanlık sahalarda yetişmektedir. Tıbbi
özelliği olan Salvia officinalis ülkemizde doğal
olarak yetişmemekte, ancak tohumu temin edildiğinde
kolaylıkla kültüre alınarak yetiştirilebilmektedir.
•
KULLANILAN BÖLÜMLERİ:
Kurutulmuş yaprakları
SANAYİDE KULLANIM ALANLARI:
Adaçayı yapraklarının enfüzyonu ilaç sanayinde gargaralar ve
şurupların bileşimine girerek boğaz ağrıları ve
iltihaplarına karşı kullanıldığı gibi dezenfekten,
antiseptik olarak bunun yanında da mide ve barsak
spazmlarını çözücü ilaçların yapımında değerlendirilir.
Ayrıca hoşa giden kokuları sebebi ile kozmetik sanayinde
de geniş kullanım alanı bulunmakta, özellikle
dinlendirici vasıftaki banyo köpüklerinin imalinde
kullanılmaktadır. Son yıllarda tedavi edici özelliği
olan diğer bitkiler ile karıştırılıp poşet halinde
hazırlanan çayları da piyasaya çıkmaktadır. Uçucu yağda
bulunan thujon zehirli bir madde olup; düşük dozlarda
titreme halisünasyon yüksek dozlarda da saraya benzer
titremeler akabinde uyuşukluk ve bitkinlik şeklinde etki
ettiğinden günlük maksimum doz önemli olup, genellikle
enfüzyonu kullanılır.
HALK ARASINDA KULLANIMI:
Halk arasında çay gibi demlenerek (enfüzyonu) boğazdaki
iltiaplanmalar, yorgunluk, sinir zafiyetine karşı
kullanılır. Ayrıca bal ve sirke ile karıştırılarak ruhi
depresyonlar, şiddetli soğuk algınlıkları ve bazı kadın
hastalıklarına karşı kullanılmaktadır.İshal kesici ve
iştah arttırıcı olarak da faydalanılmaktadır.
DROG
OLARAK ÖZELLİKLERİ:
Yatıştırıcı, midevi idrar söktürücü, terletici,
dinlendirici, ağız ve boğazlarda antiseptik, dezenfektan
özellikleri vardır.
•
VERİM:
Avrupa’da yeşil-yaş herba verimi, ilk yılda 300-400 kg/da
ikinci ve üçüncü yılda 800-1200 kg/da arasındadır.Ege
Bölgesinde yapılan bir denemede ilk sene 862 kg/da
ikinci sene 2141 kg/da üçüncü sene 2384 kg/da yeşil
herba elde edilmiştir. Gübre verilmeksizin yapılan
üretimden ise 1238 kg/da; 5 kg/da azot verilince 2333
kg/da; 10 kg/da azot verilince 3481 kg/da yeşil herba
alınmıştır.
İHRACATI:
Doğada kendiliğinden üreyen adaçayları,
toplanıp pazarlanır, alım satımı yapılır. Halen batı ve
güney illerimizde en çok olmak üzere hemen hemen tüm
baharatçılarda satılmaktadır. Fransa,Almanya, ABD ve
diğer bazı ülkelerde üretimi yapılmaktadır. Günümüzde en
çok doğal yetişen adaçayları tüketilmektedir.
Enstitümüzde yapılan çalışmalarla Antalya’nın 35 farklı
bölgesinden bir kısmı endemik olan bir çok Adaçayı türü
(Salvia tomentosa, Salvia fruticosa, Salvia
dicroanhta vb.-Sideritis perfoliata, Sideritis
pisidica vb.) toplanmış, çoğaltımları yapılmış ve
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün
arazisinde oluşturulan kolleksiyon bahçesi’ne (ex-situ)
dikilmiştir. Aynı zamanda 9 adet Salvia türünde
agronomik ve kalite özellikleri (uçucu yağ miktarı ve
içeriği) belirlenmiş olup elde edilen sonuçlar ışığında
gelecekte ıslah çalışmalarına başlanması
planlanmaktadır.
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
KEKİK |
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
|
Çalı yada çalımsı görünümünde kokulu olan kekikler
Lamiaceae familyasının dünya üzerinde 40 türle
temsil edilen bir cinsidir. Genellikle derin olmayan
gevşek, ılımlı, humuslu ve kalkerli toprakları seven bu
bitkiler Avrupa ve Asya’da, Akdeniz Bölgesinde, Kuzey
Afrika’dan Habeşistan’a kadar uzanan yerlerde ve Kanarya
Adalarında bulunmaktadır.
Ülkemizde ise yaklaşık olarak 35 kadar
kekik türü 1500 m rakıma kadar olan yerlerde ve
yaylalarda yaygın olarak bulunurlar. Bu türlerden bir
kısmının endemik olduğu literatürde yer almaktadır.
Ülkemizde 14 adedi endemik olarak yetişen 37-40 arasında
tür mevcuttur.
KULLANILAN BÖLÜMLERİ:Dallı
çiçekli tepe ve yaprakları
SANAYİDE KULLANIM ALANI:
İlaç sanayinde antiseptik imalatında kullanıldığı gibi
bronşlardaki koyu kıvamlı salgıyı sıvılaştırdığından
öksürük şuruplarının bileşimine girer. Antibiyotik etki
olarak mikroorganizmaların üremesini geciktirdiği veya
tamamen durdurduğu için, ağız antiseptiği olarak gargara
yapımında faydalanılmaktadır. Derideki mantar
hastalıklarına karşı inhibitör etkisi olduğundan, mantar
ilaçlarının bileşiminde de yer almaktadır. Kimya
sanayinde ise değerli bir kimyasal madde olan timolun
elde edilmesinde kullanıldığı gibi parfümeri sanayinde
ve banyo köpüklerinin yapımında ve problemli ciltlerin
tedavisinde kullanılmaktadır.
HALK ARASINDA KULLANIM ALANI:Kekiklerin
çiçekli dal ve yaprakları çay gibi demlenerek içilmek
suretiyle kan dolaşımını düzenleyici, rahatlatıcı
etkisinden faydalanılmaktadır. Ayrıca kansızlık,
boğmaca, kellik, diş ve mide ağrılarında, uyuz, nefes
kokması, lumbago, barsak parazitlerinin ve gazlarının
giderilmesinde, romatizma ile bazı kadın hastalıklarında
tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Kekik türlerinden
çeşitli et yemeklerinde baharat olarak da
faydalanılmaktadır.
DROG OLARAK ÖZELLİKLERİ: Dolaşım uyarıcısı,antispazmatik, idrar
söktürücüdür. Düşük dozlarda kullanıldığında balgam
söktürücü, yüksek dozlarda alındığı taktirde antiseptik
ve bazı barsak kurtlarını düşürücü etkisi vardır.
İHRACATI: Türkiye kekiğin en önde gelen ülkelerinden
biridir. Türkiye kekik ihracatında %19’la 2. sıradadır.
Türkiye’den kekik ithalatı yapan ülkelerden 1. Sırada
(%52’lik bölümü) ABD, geri kalan kısmı ise
Almanya,İtalya, İngiltere, Yunanistan ve Fransa’dır.
Almanya,Fransa, ABD gibi ülkelerde de yetiştirildiği,
piyasası ve ekonomik ortamı olduğu bilinmektedir.
Ülkemizde ise; İzmir, Antalya gibi illerimizde az da
olsa üretilip pazarlanmaktadır. Ancak doğal olarak
yetişen kekikler toplanıp satılmaktadır.
Enstitümüzde yapılan çalışmalarla Antalya’nın 35 farklı
bölgesinden bir kısmı endemik olan bir çok Kekik türü (Origanum
ve Thymus spp.) toplanmış, çoğaltımları yapılmış ve
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün arazisinde
oluşturulan kolleksiyon bahçesi’ne (ex-situ)
dikilmiştir. Aynı zamanda toplam 9 adet kekik türünde
agronomik ve kalite özellikleri (uçucu yağ miktarı ve
içeriği) belirlenmiş olup elde edilen sonuçlar ışığında
gelecekte ıslah çalışmalarına başlanması
planlanmaktadır. |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
NANE |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
Ana vatanının, Orta Avrupa ve Asya olduğu belirtilen
nane çok çeşitlilik gösterir ve geniş bir yayılış
alanına sahiptir. Çoğunlukla Avrupa ve Asya’da yayılan
90 kadar türü bulunmaktadır. Ülkemizde ise 7 türe ait 12
takson yayılış göstermektedir. Nane çok eski bir kültür
bitkisidir. İngiltere’de botanikçi John Ray’ın (1921)
tavsiyelerinden sonra tıbbi bitkiler arasına girmiştir.
Nanenin yaprakları çiçekli dalları
ile yapraklarından elde edilen uçucu yağ kullanılır.
Nane, ılıman iklimlerde iyi yetişir ve dağılışının da
iyi olmasını ister. Devamlı bulutlu havalardan çok
güneşli ve az bulutlu havalardan hoşlanır. Taban suyu
yüksek olan yerlerde ve sulanabilen kurak bölgelerde
yetiştirilmesi mümkündür.
Nane halk ilacı olarak kullanılmakta esas önemi
antiseptik, anaztezik, serinletici, ferahlatıcı,
yatıştırıcı, gaz söktürücü, bulantı kesici
özelliklerinin olmasıdır.Nane esansı, kuvvetli bir zehir
ise de günde az miktarda birkaç damla alınırsa mide
ağrısına ve bulantılara iyi gelir. Birçok ilaçların
yapımında, şekercilik, diş macunu, çiklet, sabun,
parfümeri sanayinde hammadde olarak kullanılır. Nanenin
uçucu yağı ülkemizde limon uçucu yağından sonra en çok
kullanılan bir yağdır. Henüz ülkemizde ithal
edilmektedir. Yıllık ithalatımız 200-3600 kg
arasındadır.
Nane ilaç sanayinde önemli yer
tutmakta ve çeşitli endüstri kollarında büyük ölçüde
kullanılmaktadır. Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde
naneye olan ihtiyaç her geçen gün daha da
artmaktadır.Böylece dünya pazarında daima alıcı
bulmaktadır.Böyle büyük alıcı bulan nanenin bir çok
ülkede geniş olarak üretimi yapılmaktadır. Türkiye’de
ise az miktarda üretimi yapılmaktadır. Nane ülkemizde
yalnız ihraç edilen bir bitkidir.
Enstitümüzce yapılan çalışmada Tokat
bölgesinden 14 adet hat ve Antalya florasından 3 farklı
nane türü toplanarak çoğaltımları yapılmış ve
oluşturulan koleksiyon bahçesine dikilmiştir.
|
 |
|
|
|
|
|
HAZIRLAYANLAR
|
Dr. Saadet TUĞRUL AY |
|
|
|
Nejmettin KAYA |
|
|
|
|
 |
|